Cıvata, Somun ve Saplamaların Kontrolleri Sırasında ŞANTİYELER’de Yapılan Bazı Önemli HATALAR
HASAN ŞEMSİ
Makina Y. Mühendisi
Berdan Cıvata Sanayi Genel Müdürü
Cıvata, Somun ve Saplamaların Kontrolleri Sırasında
ŞANTİYELER’de Yapılan Bazı Önemli HATALAR
İçerisinde yaklaşık 750 personelin çalışacağı bir gıda fabrikası inşaatının şantiye girişine büyükçe bir uyarı yazısı konmuştu.
BU ŞANTİYEYE
Bakımsız, Muayenesiz araçlar giremez Sigortasız Elemanlar çalıştırılamaz.
Alt yükleniciler için yazıldığı tahmin edilen bu uyarı çok yerindeydi, ama eksikti. Uyarıya en az bunlar kadar önemli aşağıdaki gibi bir uyarı daha eklenmeliydi.
“TSE Belgesiz (veya ISO EN 3.1B Sertifikasız) Malzeme Giremez”
Bu eksik yazılmış uyarı levhasının yakınlarındaki malzeme ambarı önünde kargo aracından indirilirken parçalanmış bir ambalajdan etrafa saçılmış Ankeraj Saplamaları duruyordu. Dikkatli bir göz vida dişleri ovalanarak açılmış bu saplamalardaki üçgen vida diş profillerinin tamamlanmamış olduğunu, M33 çaptaki bu Ankeraj Saplamalarında vida dişlerinin 32 mm’nin bile altında (standartlara göre kabul edilemeyecek kadar düşük) bir çapta kalmış olduklarını görebilirdi.
Üstelik ankeraj saplamalarının somunları da üzerilerine takılmamıştı. Takılı olsa idi büyük bir olasılıkla şantiyede dikkatli bir göz veya hassas bir el somunların ankeraj saplamalarına çok bol (laçka) girdiğini fark edebilir ve belki de saplamalar bu nedenle bir RED görebilirdi. Ama ankeraj saplamalarının çukurlarına konulup betonları döküldükten sonra arkadan gelecek somunların montaj sırasında laçkalığı fark edilse bile betonların kırılıp saplamaların yerinden sökülerek iade edilmeleri artık pek kolay olmayabilirdi.
Ambar yetkilisine Ankeraj Saplamaları beraberinde şantiye ambarına giriş izin belgesi niteliğindeki ISO EN 3.1B Sertifikasının gelip gelmediği sorulduğunda ambar yetkilisi Şantiyedeki Denetim Şirketinin ankeraj saplamasından bir parça kestirdiğini, onu KOSGEB’in verdiği resme göre 16 mm’ye incelttikten sonra teste gönderdiklerini,üniversitede veya KOSGEB’te yaptırılan Çekme Testi değeri uygun çıktığı takdirde malzemenin ambar girişini yaptıklarını söyledi.
Yanlışın büyüğü burada idi. M33 çaplı Ankeraj Saplamasındaki vida dişlerinin, ankeraj saplamasından beklenen dayanıma uygun olmadığı hiçbir vida dişi kontrol mastarı veya ölçü aletine gerek kalmadan çıplak gözle bile çok açık görülebilirken vida dişlerinin kalitesine (veya yük taşıma kabiliyetlerine) bakılmaksızın, Ankeraj Saplamasının sadece malzeme kalitesine veya malzemenin çekme dayanımına bakılıyor ve uygunluğu buradan çıkacak sonuca göre tayin ediliyordu.
Tiyatro sanatçımız Demet Akbağ Akmerkez’de çay içerken tavandaki 75-80 kiloluk avizeyi taşıyan cıvata veya somun bu yükü taşıyamamış ve koca avize masanın ortasına düşerek parçalanmıştı.
Tanrı ailesiyle birlikte sanatçımızı korumuş ve çarpmanın şiddetiyle kırılıp etrafa fırlayan birkaç cam parçasının meydana getirdiği ufak tefek yaralarla olay çok ucuz atlatılmıştı. Sanatçımızın Akmerkez’e 750 milyar TL’lik bir tazminat davası açtığını gazetelerden okumuştuk.
Bu olay nedeniyle 75-80 kiloluk avizeyi taşıyamayan tavandaki cıvata veya saplama yukarıda söz konusu edilen şantiyedeki gibi bir yöntemle test edilse idi çok şaşırtıcı bir sonuç elde edilecek ve 75-80 kiloluk avizeyi taşıyamayan suçlu Cıvata veya Somunun 750 kilonun üzerinde bir dayanıma sahip olduğu hayretle görülecekti. Çünkü öylesi yanlış bir testle vida dişlerinin malzeme ile birlikte değil sadece malzemenin dayanımı test edilmiş olmaktadır. Cıvata veya somunlara gelen yüklerin sadece malzeme tarafından değil malzeme üzerine açılmış vida dişleri yardımı ile taşınmakta olduğu unutulmamalıdır.
Yazının başında anlatıldığı gibi M33 çaptaki bir ankeraj saplamasının diş üstü çapı 32,70-32,90 mm olması gerekirken 31,50-32,00 mm gibi çok düşük ölçüde yapılabilmekte veya Akmerkez’deki 75 kiloluk avizeyi taşıyamayan M12 saplamanın DIN 13 vida dişleri standardına göre
11,70- 11,90 mm olması gereken diş üstü çapı ISO EN 3.1 B sertifikasından habersiz merdivenaltı üreticilerince muhtemelen 11-11,20 mm gibi standartların ön gördüğünden çok düşük çaplarda üretilebilmektedir.
Bu nedenle Cıvata veya Saplamaların diş üstü çapları “mutlaka kontrol edilmelidir.” Standartların öngördüğünden geniş delinmiş somun delikleri nedeniyle cıvata-somun arasında meydana gelen boşluğun fazlalığı , vida dişlerinin yük taşıma kabiliyetlerini azaltan bir laçkalığa meydan verip vermediği incelenmelidir. Mastar kontrolü mutlaka yapılmalıdır.
Çekme Testi Tezgahında doğrudan çekilemeyecek kadar büyük çaplı ankeraj saplamalarından veya cıvatalardan kesilen bir parça kolay kopartılabilecek bir çapa torna edilerek deney çubuğu haline getirilebilir.
Cıvata, Somun ve Saplamaların Kontrolleri Sırasındaki Hatalar
Parçaların ısıl işlem veya soğuk çekilmiş olmaları nedeniyle dış yüzey sertlikleri (mukavemetleri) farklı değerlerde olabilir. Bu durumlarda parça resim 1’de görüldüğü gibi düz tornalamak yerine resim 2’de ki gibi eksantrik tornalanırsa daha doğru sonuçlar elde edilmiş olur.
Sonuç olarak cıvata, somun, saplama ve benzeri Vida Dişli Bağlantı Elemanları yalnız malzeme kaliteleri yönünden değil diş kaliteleri yönünden de mutlaka test edilmeli ve bu testler için hazırlanmış Deney Yükleri Tabloları kullanılmalıdır.
(Cıvata - Somun ve Saplamaların çaplarına ve kalitelerine göre düzenlenmiş Deney Yükleri (Proof-load) Tabloları (info@berdancivata.com adresinden isteyenlere gönderilebilir.)
Cıvata-Somun-Saplama tüketicileri sipariş sırasında üreticilerden bu tablolara göre yapılmış testlerle beraber çeliğin kimyasal kompozisyonu yanında akma - çekme mukavemetlerinin ve uzama değerlerinin görülebileceği ISO EN 3.1B Sertifikasını önceden veya sevkiyatla birlikte mutlaka istemelidirler.
Vida dişlerinde yapılan bu önemli hatalar dışında cıvata - somun ve saplamalarda ayrıca onları daha kullanmadan işe yaramaz hale getiren veya kullanıldıktan bir süre sonra üzerlerine en ufak bir ilave yük (deprem yükü, rüzgar yükü, kar yükü, vinç yükü gibi) geldiğinde kafa dibinden ve diş dibinden koparak kullanıldığı Endüstriyel Tesise veya Çelik Yapıya büyük zararlar verebilecek aşağıda yazılı önemli hatalar da yapılabilmektedir.
A) Cıvata Kalitelerine göre malzeme seçiminde yapılan hatalar
B) Cıvata Kalitelerine göre ısıl işlemlerde yapılan hatalar ve ayrıca
C) Cıvata ve Somunların Galvaniz kaplanmaları sırasında yapılan hatalar.
Bu hatalara çok özet olarak değinmek gerekirse;
A) Cıvata Kalitelerine göre Malzeme Seçiminde Yapılan Hatalar : Özellikle 8.8–10.9 ve 12.9 gibi ısıl işlemli yüksek mukavemetli Cıvata ve Saplamalarda genellikle kullanılmakta olan civata çeliklerini Ç1040-Ç1050-41Cr4-42CrMo4 ve 34CrNiMo6 olarak saymak mümkündür.
Cıvata, Somun ve Saplamalardan beklenen mukavemet değerleri veya sıcağa dayanım değerleri arttıkça alaşım elemanlarınca daha zengin çelikleri kullanma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Alaşım elemanlarınca zenginleşen çeliklerin mukavemetleri arttığı gibi doğal olarak fiyatları da artmaktadır.Bu çelikler takribi fiatları ile birlikte yazılırsa en ucuz cıvatalık çelik ile en kaliteli cıvatalık çeliklerin fiatları arasında %100 kadar fiyat farkı olduğu görülebilir.
Ç1040 / Ç1050 takriben 1,0 $/kg
41 Cr4 takriben 1,2 $/kg
42CrMo4 takriben 1,5 $/kg
34CrNiMo6 takriben 2,0 $/kg
Piyasada en basit teknik bilgi , kontrol veya test cihazlarından yoksun merdivenaltı üreticileri olarak isimlendirilen bazı cıvatacılar 41Cr4 – 42CrMo4 - 34CrNiMo6 gibi pahalı çeliklerin kullanılması gereken yerlerde bile Ç1040 veya Ç1050 gibi en ucuz sade karbonlu çelikleri kullanmaktan çekinmezler. Sertifikalı ve Çatlak Kontrollü Çelik aramayı veya fiyat farkına katlanmayı zaten akıllarının ucundan bile geçirmezler.
DIN 267 ‘ye göre 8.8 kalite cıvata veya saplama üretmek için 24 mm çapa kadar Ç1040-Ç1050 kalite sade karbonlu çelikleri kullanılabilirken 24 mm’den daha büyük çaplı cıvata ve saplamalar için artık 41Cr4 - 42CrMo4 veya 34CrNiMo6 gibi alaşımlı ve pahalı çelikleri kullanma zorunluluğu vardır.
Bugün halen M42 – M72 gibi büyük çaplardaki cıvata veya saplamaları 42CrMo4 yerine Ç1040 veya Ç1050 gibi sade karbonlu ucuz malzemelerden yapmaya kalkan üreticilerin Cinayete Teşebbüsten tutuklanmaları gerekir düşüncesindeyiz.
Yalnız fiyatın düşüklüğüne odaklanarak böylelerinden
cıvata-somun alımları yapanlar ise Cinayete Teşebbüs eden bu tür üreticilere bilmeden yardım etmekte, firmalarını veya tesislerini büyük risklerle karşı karşıya bırakmaktadırlar.
Fiyatın düşüklüğü yanında Kalitenin de düşük olabileceğini düşünerek siparişten önce üreticilerden malzemenin fiziksel ve kimyasal özelliklerini ve ısıl işlemle ilgili bilgileri içeren ISO EN 3.1(B) veya 3.2(C) sertifikası istenmelidir. Hiçbir test cihazı olmayan üreticilerin bu sertifikayı masa başında doldurmadıklarından da emin olunmalıdır.
B) Cıvata Kalitelerine Göre Isıl İşlemlerde Yapılan Hatalar:
Kalitelere göre cıvata ve somunların ısıl işlemlerinde de büyük hatalar yapılabilmektedir.
10.9 kalite bir cıvatayı gövdesinden ölçerek kalitesi hakkında karar veren ısıl işlemci ve cıvatacılar vardır. Gövdesinden ölçülerek 10.9 olduğuna karar verilen bir cıvata kesilip ortasından ölçüldüğünde 8.8 veya 6.8 kaliteye uygun bir cıvata sertliği ile karşılaşılabilir. Cıvatanın fırın içerisinde bekleme süresi veya fırın sıcaklığı yanlış seçilmiş yada sertleştirme yağının sıcaklık ayarı yanlış yapılmış olabilir. Böylesi dışı sert içi yumuşak bir civatanın kullanılması tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Cıvata Kalitelerine Göre Isıl İşlemlerde Yapılan Hatalar
42CrMo4 malzemeden yapılmış 8.8 veya 10.9 kalite civataları halen siyanür veya semente banyosunda ısıtarak sulayan dişleri ve dolayısıyle cıvataları kırılgan hale getirdiğinin farkında olmayan cıvatacılar veya ısıl işlemciler vardır.
Sertleştirme için açık yani koruyucu gaz kullanılmayan fırınlarda ısıtma yaparak malzemenin karbon kaybetmesine sebebiyet verilebilir.Bu durumda cıvata gövdesi mükemmel bir sertlikte olmasına rağmen yükü taşıyacak dişler karbon kaybından dolayı yeteri kadar sertleşemezler ve yumuşak kalan dişler yük altında sıyrılabilirler.
Bu nedenle cıvata – somun ve saplama tüketicileri kendi emniyetleri için aldıkları ürünlerin ısıl işlemlerinin kimde, nerede , ne tür bir donanıma sahip ve ne yetkinlikte elemanlarla yapıldığını sorgulamalıdırlar.
(Ç1040 veya benzeri ucuz malzemelerden M36-M42-M70 gibi büyük çaplı bir cıvataları üretip kafasına 8.8 kalite damgasını yazan ayrıca sertleştirilmiş görüntüsü vermek üzere onları ısıtıp yağa sokan cıvatacıların yaptıkları bir hata olarak değil bilerek cinayete teşebbüs olarak kabul edilmelidir.)
C) Cıvata ve Somunların Galvaniz Kaplanmalarında Yapılan Hatalar : Cıvataların galvanizle kaplanmaları öncesinde asit banyolarında yüzey temizlikleri yapılırken açığa çıkan Hidrojen Gazı cıvata ve somunların bünyesine girerek onları Hidrojen Gevrekliği veya Hidrojen Kırılganlığı riskine maruz bırakabilirler.
Bu konuda yeterli bilgisi ve Hidrojen Gevrekliği Giderme Fırını olmayan cıvatacılar veya galvanizciler Hidrojen Kırılganlığına sahip bu cıvataların kullanacağı makinaları, tesisleri veya Çelik Yapıları büyük risklerle karşı karşıya bırakmış olurlar.
8.8 veya 10.9 kalite cıvata veya somunların Hidrojen Kırılganlığı riski belirli bir süre belirli bir sıcaklıkta (fırınlanmakla) giderilebilir.Fakat 12.9 kalite cıvataların ve somunlarının bu fırınlama işlemine rağmen Hidrojen Kırılganlığı riskinin tamamen giderilmesi mümkün olmayabilir. Bu nedenle çok önemli bir neden yok ise 12.9 kalite cıvata ve somunlara galvaniz işlemi yapılmamalıdır.
Yüksek mukavemetli cıvata-saplama ve somunların bu tür tehlikelere maruz kalmalarını engellemek üzere mutlaka donanımlı ve mümkünse TSE ve ISO 9001 Belgeli Firmalarda galvaniz kaplanmalarına özen gösterilmelidir.
Cıvata ve Somunlarda Yapılabilecek En Büyük HATA‘lardan birisi için küçük bir uyarı :
Yurtdışından gelen cıvata ve somunların gümrüklerde yapılan TSE Denetimlerinin 2006 yılından bu yana kaldırılmış olması nedeniyle her yıl yurdumuza on binlerce ton kalitesi ve fiyatı düşük Uzakdoğu Cıvata ve Somunu denetimsiz olarak girmektedir.
Bunların içerisinde gerçek kalitesi 5 (50–kg/mm2) olduğu halde 8 veya 10 gibi yanıltıcı (yüksek dayanım ifade eden) kalite işaretleri vurularak ithal edilmiş cıvata veya somunların sertifika istenmeden sadece düşük fiyatlarına odaklanıp onları satın almak HATALARIN en büyüklerinden birisinin olacağı unutulmamalıdır.
Bu nedenle üzücü olaylarla karşılaşma riskini önlemek üzere üreticileri ve kaliteleri iyi bilinen ISO EN 3.1B Sertifikalı cıvata ve somunların seçilmelerine özen gösterilmelidir.
Unutmayın !
Kendi Güvenliğiniz İçin ISO EN 3.1B Sertifikalı Ürünleri Seçin.
Ekleme zamanı: 28.02.2011 |
Bu Yazı Toplam 9902 Defa
Okunmuştur |
|
| Yorumlar |
Bu Habere Toplam
0 Yorum Eklenmiştir. |
|
|
|
|
|